Neyi nasıl düşünmeli?

PKK tarafından çocukları dağa çıkartılan anneler HDP Diyarbakır İl Başkanlığı önünde eylemdeler. Anneler kesinlikle haklı, onlara destek vermek gerekiyor.  

İnsanların iradelerini hiçe sayarak, onları zor kullanarak askere alan bir “örgüt”se, bu büyük bir zulümdür, asla kabul edilemez. Lakin bunu yapan devletse, o zaman sorun değil!

Zorla güzellik olmaz, deniyor. Doğrudur, örgüt yapınca zorla güzellik olmaz ama devlet yapınca olur.

PKK ile TSK bir mi? Elbette ki hayır.  

PKK tam anlamıyla “kötülük” yuvası iken, TSK tümüyle “iyilik” yurdudur! PKK darbeci bir zihniyete sahiptir, tarih boyu pek çok haksızlığa, hukuksuzluğa, zulme imza atmıştır. TSK için bunlar asla söylenemez!  

PKK saflarındayken ölürsen “geberdin” demektir TSK saflarındayken öldün mü “şehit” olduğundan eminsindir. Arada müthiş bir fark var, öyle değil mi?

Ey Çocuk! Neyi nasıl düşünmen gerektiği konusunda kafanı karıştıranlar çıkacaktır, dikkatli ol.

“Ama PKK’lılar da ölülerinin “şehit” olduğuna inanıyorlar” diyenlere rastlarsın. Sinsice bir yaklaşımdır bu, gülüp geç. Kelime ve kavramların içlerini boşaltıyor ve yerlerine kendi heva ve heveslerine göre anlamlar tıkıştırıyorlar.

Sormak lazım onlara: “Ne şehidinden bahsediyorsunuz siz Allah aşkına!?”

Doğru düzgün bir cevap veremeyecekler, “devrim şehidi” diyecekler, “demokrasi şehidi” diyecekler, “laiklik şehidi” diyecekler lakin “La İlahe İllallah” diyemeyecekler.

Sen hiç, PKK’lı birinin “ordu peygamber ocağıdır” dediğini duydun mu? Diyemezler çünkü bilirler ki kimse inanmaz buna. PKK İslami bir yapı değildir ve İslami bir ideal taşımaz. Tam tersi, İslamsız bir nizam hayal eder ve gerektiğinde İslam’ı kendi siyasetine alet eder. Bu bağlamda mümkünse bütün cemaatlerin ve tarikatların kökünü kazımak ister.

Oysa TSK öyle mi? Bütün tarihiyle, geleneğiyle, yaptıkları ve yapmadıklarıyla tam bir “peygamber ocağı”dır! Bu “hakikati” inkâra şartlanmış olanlar zehirli bir ok gibi sorarlar sorularını:

“Pardon, hangi peygamberin ocağıymış bu ordu?”

Kuran’da 25 peygamberin adı geçtiği kabul edilecek olursa haklı bir soru gibi görünüyor. Buradaki gizli tuzağa düşmemek gerek.

“Son Peygamber Hz. Muhammed (sav)” dersen, hemen ardından, “Ama Kur’an ve siyere parçalı değil bütünlüklü olarak bakılınca çok farklı bir manzara ortaya çıkıyor” diyerek hemencecik itiraz ederler.

Bilmiş ol, şeytanca sorulardır bunlar, amaç inançlarına şüphe düşürmektir. Şeytan bazen insan kisvesinde çıkar karşına, bazen soru kisvesinde. Aman dikkat, çok kritik bir noktadır burası. Felak ve Nas sureleri tam da bu durumlar için indirilmiştir.

Tam da burada, zihnine ve yurduna nifak tohumları ekmek isteyenleri bir “Kutsi Hadis”le püskürtebilirsin: “Vatan Sevgisi İmandandır.”

Onlar, hakikati inkâra şartlanmışlardır, yine de kani olmaz, yeni bir itirazla dikilirler karşına. “Biz böyle bir hadis duymadık” derler. Hadis inkârcılarıdır bu tipler, hadsizdiler, her türlü kutsalı yerle bir etmeye yeltenirler!

Çok üstelersen, “hadi tamam” derler, “diyelim ki bu söz bir hadistir… Ama vatan ayrı şey rejim ayrı şey!”

Bu raddeye gelmiş olanlar artık kolay kolay iflah olmazlarsa da, tartışmayı daha fazla uzatmadan, son olarak şu “hakikati” haykır yüzlerine:

“Bu ülkede ezanlar okunmuyor mu? Camiler açık değil mi? Daha ne istiyorsunuz!”

Ey çocuk, neyi nasıl düşünmen gerektiğini biz sana böylece öğretiyoruz. Bundan böyle inkârcıların sorularına karşı teyakkuzda ol. Onlar, eleştirel aklı işler kılalım, düşüncelerimizin sağlamasını yapalım, olaya farklı bir açıdan bakalım gibi tekliflerle seni yolundan döndürmek isterler. Kanma onlara.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s