Yalnız değildim.

Ankara’daki yargılamada bana destek olan arkadaşlara çok teşekkür ederim. Farklı şehirlerden, uzun yollardan gelen, arayan, soran, mesaj gönderen, duaları ile destek veren herkesten Allah razı olsun.

Ankara Mazlumder’deki kardeşlerimizin enerjileri, samimiyetleri, misafirperverlikleri kendimizi çok iyi hissetmemiz için fazlasıyla yeterliydi.

Zorunlu askerlik denen köleliğin ortadan kaldırılmasına mütevazı bir katkı sunabilirsek ne mutlu bize. İstersek, evlatlarımıza özgür ve onurlu bir gelecek armağan edebiliriz. Hep birlikte.

http://ankara.mazlumder.org/tr/main/faaliyetler/dava-takip/20/mazlumderde-vicdani-redci-mehmet-ali-basarana/12357

http://www.kuremedya.com/musluman-vicdani-redci-mehmet-ali-basaran-yargilandi-11500h.html#.VgvGkPntmko

“Askerlikten Soğutma Davası”

http://www.radikal.com.tr/turkiye/askeregitmeyincom_sitesine_askerlikten_sogutma_davasi-1371819
”www.askeregitmeyin.com adlı bir internet sitesini kurarak, zorunlu askerliğin kaldırılması için mücadele veren Mehmet Ali Başaran adlı kişiye Genelkurmay Başkanlığı’nın şikayeti ve ihbarı üzerine ‘halkı askerlikten soğutmak’ suçlaması ve iki yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği’nin ihbarı üzerine ‘www.askeregitmeyin.com’ adlı internet sitesinde halkı askerlikten soğutmaya yönelik yayınlar yapıldığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Yapılan incelemede, söz konusu yazıların Mehmet Ali Başaran tarafından yazıldığı belirlendi. Başaran, ifadesinde, sitenin 400 kişilik gruba ait olduğunu, zorunlu askerliği karşı olduğu için bu fikirlerini halka anlatmak üzere Çağlayan Adliyesi önünde eylem yapma çağrısında bulunduğunu ve siteyi kurduklarını anlattı.

Bunun üzerine Başaran ve sitenin sahibi olan A.B. hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 318. maddesi gereğince ‘halkı askerlikten soğutma’ suçundan altı aydan iki yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Davanın ilk duruşması, 29 Eylül’de görülecek.  (Radikal – İsmail Saymaz)”

Klimasal Suç

Dün planladığımız üzere Bakırköy Adliyesindeydik.

Tiyatro’da bu kez her zamankinden farklıydı rolüm.

Şüpheli sıfatıyla ifade verdim. Üç avukat arkadaş, müdafiim oldular.

Genelkurmay Başkanlığı suç duyurusunda bulunmuş ve hakkımda Halkı Askerlikten Soğutmak (TCK 318) suçlamasıyla soruşturma başlatılmıştı.

Bu ülkede neredeyse herkes olağan şüphelidir. Ben de onlardan biriydim, resmen.

Şaka değildi, bir meslekten soğutmakla ilgili (klimasal) bir suç vardı Türkiye’de, üstelik halen yürürlükte:

TCK m. 318:

“Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.”

Savcı sordu: isnat edilen suç hakkında ne diyeceksin?

Çağlayan Adliyesi önünde gerçekleştirilen eylemin, http://www.askeregitmeyin.com sitesinin ve “Askere Gitmeyin” adlı kitabın sahibi olan yaklaşık 400 kişiden biri olduğumu, söz konusu suçun anlamsızlığını ortaya koymak üzere duygu ve düşüncelerimizi insanlarla paylaştığımızı, zorunlu askerliğe karşı olduğumuzu ifade ettim.

Av. Mahir Orak, son 23 yılda zorunlu askerlik kapsamında 2.300 –zorunlu- askerin hayatını kaybettiğini, bu ölümlerin hepsinin şüpheli ölümler olduğunu, müvekkilin eyleminin yaşama hakkının korunması kapsamında ele alınması gerektiğini, bu nedenle suç oluşturmadığını belirtti.

Av. Davut Erkan, müvekkilin askerlik hizmetini yerine getirmeyi dini nedenlerden ötürü reddeden bir vicdani retçi olduğunu, bu kampanya içindeki 400 kişiden biri olduğunu, kolektif bir eylem olduğundan sadece bir kişinin aradan seçilerek yüzlerce kişinin yasaya karşı itirazlarının ve toplumsal muhalefetin göz ardı edilemeyeceğini, eylemlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa kapsamında, ifade özgürlüğü içerisinde yer aldığını beyan ederek soruşturmanın takipsizlikle neticelendirilmesini talep etti.

Av. Semih Biten ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve Anayasaya göre herkesin düşünce ve ifade özgürlüğü olduğunu, hiç kimsenin düşünce açıklamasından ötürü suçlanamayacağını, müvekkile yöneltilen suçlamanın kendisinin hukuka aykırı bir eylem olduğunu, Anayasada angarya (zorla çalıştırma) yasağının yer aldığını, müvekkilin, zorunlu askerliğin bir angarya olduğunu düşündüğünü, bu çerçevede bir eylem ortaya koyduğunu, suçsuz olduğunu dile getirdi.

Özetle toparladığım bu tutanak okundu ve ifade veren ve hazır bulunanlarca imza altına alındı.

Savcı ve o sırada odada bulunan başka bir savcı ile yaptığımız sohbet tutanağa geçirilmedi.

Geçirilseydi belki de savcıların da halkı askerlikten soğuttuğu düşünülebilirdi. Zira böyle bir suçun anlamsız hatta saçma olduğu üzerinde hemfikirdik.

Kaldı ki bu ülkede halkı rütbeli askerden daha çok hangi kesim askerlikten soğutmuştur, sormak lazım.

Kanun koyucuya bir fikir vermesi için eklemek istedim.

Kanun koyucuya Allah akıl fikir versin!

Ülkedeki dayatma havasının değişmesi için buna fazlasıyla ihtiyaç var.

Askere Gitmeyin

İfade Özgürlüğünün önünde bir engel teşkil eden

“Halkı Askerlikten Soğutma” (TCK 318) kanun maddesine

ve ”yeni” haline karşı itirazımız var. 

Bir kanun ile ifade özgürlüğü “suç” haline getirilemez. 

Kışla’nın dışı kışla değildir.

Yüksek sesle HAYIR diyeceğiz.

 

düşüncenizi itiraza, itirazınızı bir cümleye çevirin.

bilgi ve eylem için:

http://www.askeregitmeyin.com/