Gergerlioğlu’na Yapılanların Anlamı

Milletin gözünün içine baka baka mütemadiyen yalan konuşan, vatandaşın aklıyla alay eden, had bilmez, hukuk tanımaz vahşi bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu çok acı ve net. 

Kimlerle yatıp kalktığı, kimlere baka baka karardığı muğlak, güç zehirlenmesiyle malul, vicdanını yitirmiş, karanlığa “çalan” bir “koalisyon” Türkiye’yi 10 yıldır geriye çekiyor. Tablo bir hayli vahim. 

İlk yarı sahaya çıkan kendileri değilmiş gibi ikinci yarıda ceberut devlet geleneğine sıkı sıkıya sarıldılar. Ülkeyi hukuksuzluğun cirit attığı doksanlar arenasına demirlediler. Gemi su alır gibi zulüm aldı, haksızlıkla doldu taştı ve battı. Artık düştüğümüz değil battığımız yerden kalkmak durumundayız, çamurlara bulanmış bir halde.

Dillerde insan hakları reformu gibi laflar dolaştırırken mecliste insan hakları savunucusu bir milletvekilini “pataklamakla” meşguldüler. Her güne bir zulüm. Dünün kara lekesi de buydu. Çocukları ekranlardan uzak tutmak ruh ve beden sağlığı açısından artık kaçınılmaz. Hele de mekanın sahipleri geri gelince!  

Bir haberi paylaştığı için hukuksuz, uyduruk bir ceza verdikleri hak savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğini nihayet düşürdüler. (Hak ihlallerini gidermenin veya azaltmanın yanında bu iş çocuk oyuncağıydı nasıl olsa.) Haberi yapan kişiye ve yayınlayan mecraya verilen bir ceza da yok ve haber halen yayında bu arada.  Haberi twitter’da paylaşan başka birine de ceza verilmemiş ayrıca. Kanun’dan çıkan ve Gergerlioğlu’na güdümlü bir ceza! 

Gergerlioğlu’na verilen 2 yıl 6 aylık uyduruk ceza, her harfi küçük düşürülmüş yargıtay tarafından onanmış. Üstelik, kendisi milletvekili olduğu için yargı süreci durması gerekirken yargıtay’a gitmiş ve onanmış bir ceza bu. Anlayacağınız, çifte kavrulmuş bir uydurukluk… 

Şu ülkeye bakın ki aşağıdan yukarıya, yukarıdan aşağıya, sağdan sola, soldan sağa hukuk çiğneniyor, yasaların üzerinde pervasızca tepiniliyor. İktidar mensupları utanma arlanma emareleri göstermeksizin “hukuk devleti” vurgusu yapıyorlar ikide bir. Hukuk’a belden aşağı vururken, yargıyı esaret altında tutarken böyle bir maskeli balo, bu denli cafcaflı bir riyakarlık, aman Allah’ım, insanın midesi bulanıyor!

İktidarın yargısı ve yargının iktidarı bu ülkede müştereken ve müteselsilen maskeli baloda zulümle dans ediyor. Hukuk, hak getire! Ne acı bir mirastır bu, 20 yıldan geriye kalan.

Ömer Faruk Gergerlioğlu 90’lı yıllardan bu yana her kesimin hakkı için ayrım gözetmeksizin hukuk mücadelesi veriyor. İnsan olmanın da Müslüman olmanın da imam hatipli olmanın da hakkını veriyor. Ve herhangi bir suç işlemedi. İktidar mensupları, parmak sallayan özlem zenginleri, süleyman soyluları, bir ananın evladını tanıdığı gibi tanıyorlar onu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu’na, vekili olma yetkisini millet verdi, kendisi seçimle Meclis’e geldi. İşbu yetkiyi, mesleklerine ihanet eden, anayasayı çiğneyen birkaç güdümlü hakim geri alamaz. Bu bir darbedir ve asla kabul edilemez, edilmeyecek.

Bir kesimin değil her kesimin, mazlumların, ötekileştirilenlerin, hayattan ihraç edilmeye çalışılanların, işkenceye maruz bırakılanların, zindanlara atılanların, kaybedilenlerin hakkı ve hukuku için mücadele eden insanlara, insan hakları örgütlerine, insanlık onurunu koruyan vakıflara, derneklere vurulmuş bir darbe bu.

İlk meclisten son meclise, Ali Şükrü’den Ömer Faruk’a, hilelerle boyanmış perdeleri yırtacak ve darbelere karşı duracağız.

Kim olursa olsun zalime karşı, mazlumdan yana olacağız. Önsözümüz de sonsözümüz de budur.